Yılda En Az Bir Kez Yenilmesi Gereken Egenin Şifalı Otları!

  • blog-image 1

Yılda En Az Bir Kez Yenmesi Gereken Ege’nin Şifalı Otları: 

 

Ege mutfağında sebzelerin ve özellikle otların yeri bir başkadır. Bunların pek çoğu Anadolu’nun başka bölgelerinde bilinmez ya da adları başkadır. Uzun süredir şifalı bitkilerin izini sürüyorum. Bazen bir bitki için günlerce çalışıyorum, aktarlara, semt pazarlarına, köylü pazarlarına gidiyorum.

 

İlmine güvendiğim yaşlılarımıza bu konuda sorular soruyorum, tarihi yazma eserlerden okuyorum. Tecrübeleri derleyip, şifalı bitkiler konusunda yazılmış bilgilerle sentezlemeye çalışıyorum. İşte bu gezilerim ve çalışmalarım sırasında elde ettiğim bazı tecrübeleri damıtarak sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Ege mutfağı otlarıyla meşhurdur. Arapsaçı, şevketi bostan, radika, ısırgan, turp otu, cibez, kuzukulağı bölgede en çok tüketilen bitkiler arasındadır. Günümüzde artık bu otlara, büyükşehirlerdeki organik pazarlarda da rastlamak mümkün. Bu otları farklı şekilde tüketebilirsiniz. Salata, kavurma, börek, dolma, çorbaları yapılarak tüketilebilir. İşte size Ege’nin 10 şifalı otunu ve faydalarını aktarıyorum:

1) Arapsaçı: Tohumu, yaprak ve dalları ile kökleri kullanılan, havuç ve maydanozla aynı aileden olan arapsaçı, kuzey Anadolu’da, Ege ve Akdeniz’de yetişir. Anason kokusuna benzer bir kokusu vardır. Biraz haşlayarak yumurtayla kavurursanız muhteşem lezzetine doyamazdınız. Yabani rezene ve sıralık olarak da bilinen arapsaçı otu, ısırgangillerden bir bitkidir. Dereotuna çok benzer ama aslında arada büyük bir fark vardır, o da arapsaçının keskin bir anason kokusuna sahip olmasıdır. Halk arasında midevi, gaz giderici ve süt artırıcı olarak kullanılır. Geleneksel olarak, bronşit, kabızlık, diyabet, gastrit, mide sancısı, iştahsızlık, solunum ve idrar yolu enfeksiyonlarında kullanılabilir. Besin değerini ve lezzetini artırmak için, kuzu eti veya kuru fasulye ile pişirilerek tüketilebilir.

 

2)Deniz Börülcesi: Ege’de baş tacı edilen bu ot kökünden koparılmadığı sürece insanlık tarihinin sonuna kadar uzanabilecek bir ömre sahiptir. Adı üstünde deniz kıyısına yakın yerlerde yetişen bir bitkidir. Kendisi şaşırtıcı şekilde ıspanakgillerdendir. Tuzludur, ekşidir ama lezzetlidir. Yemeği de salatası da yapılır.İyi bir idrar sökücü ve ödem atıcı olduğu için zayıflamak için kullanılmaktadır. Obezite tedavisi ve zayıflama haricinde içerdiği yüksek oranda C vitamini nedeniyle bağışıklığı güçlendirmek için de tüketilmektedir.

 

3)Ebegümeci: Rahmetli ninem bu ot her derde devadır derdi. Çok değişik şekillerde tüketilebilir. Ebegümeci son derece zengin bir içeriğer sahiptir. İçeriğinde bulunan mukusun çokluğuna göre akciğer hastalıklarında balgam söktürücü olarak vazgeçilmezdir. Aynı zamanda söz konusu mukuslu maddeler gastritte, mide-bağırsak yaralarında bir taraftan yaranın üzerini örtmekte, diğer taraftan ise iyileştirmektedir. Bu durumda ebegümeci çayı içilir. Ebegümeci bitkisinde malvin denen bir madde vardır. Bu madde son derece güçlü mikrop ve bakteri öldürücüdür. Örneğin ağzınızda çok sayıda yara çıkıyor ve geç iyileşiyorsa, boğazınız sık sık şişiyorsa, angin oluyorsa, bu durumda bir tutam ebeğimeci çiğneyin, suyunu yutup atıklarını ise çıkarın.

 

4)Isırgan Otu: Vücudun sağlıklı işleyişini olumsuz etkileyen toksinleri bir saat içerinde vücuttan atar. Aynı zamanda bağırsak florasını dengeleyerek sindirimi kolaylaştırır. Çözücü ve yakıcı madde içeren bu ot, mesane ve böbreklerdeki taş kum oluşumunu önleyerek ciddi yaşamsal rahatsızlıkları önler. Aynı zamanda idrar yolu enfeksiyonunu önler. İçerdiği C vitamini ve demir maddesi sayesinde kan hücrelerini dengeler. Kan hücrelerini artırarak dolaşımı kolaylaştırır. Bunun yanı sıra yaralanmalarda oldukça etkili bir ottur. Kan dolaşımı düzenlediğinden damar tıkanıklığını bunun akabinde de kalp hastalıklarına yakalanma oranını azaltır. 

 

5)Kuzu Kulağı: Ekşi, lezzetli, vitamin ve mineraller açısından çok zengin bir bitkidir. Kökleri kaynatılarak tüketildiğinde; idrar söktürücü, safra söktürücü ve ateşşürücü olarak kullanılır. Kansere karşı etkili bileşikleri içeriğinde barındırır. Çiğ olarak salatalarınızda hem lezzet hem de fayda sağlamak için kullanabilirsiniz. Ekşi ot da denilen kuzukulağı C vitamini bakımından oldukça zengindir. Kuzukulağı bedeni güçlendirir, diş eti problemlerine iyi gelir ve bunun yanında sağğa birçok faydası olan bir bitkidir. Kuzukulağı özellikle sedef ve egzama gibi deri hastalıklarına iyi gelir. Kuzu Kulağı bağırsakları yumuşatır ve müshil etkisi yaratır, kabızlığa karşı iyi gelir. Kuzu Kulağı idrar söktürücü etkisiyle böbrekleri çalıştırır. Kuzu Kulağının kökleri safra sökmeye yardımcıdır. İdrar söktürür. Mide şişkinliğini giderir.

 

6)Turp Otu: Kolay yetişen, çiğ yenildiğinde tadı aynı turp gibi olan bir bitkidir. Beyaz çiçek açar, haşlandığında yapılan salatası misler gibi olur.Oldukça yararlı olan turp otu içerdiği uçucu yağlardan dolayı canlandırıcı, sinirleri teskin edici, Ağrı dindirici özelliklere sahiptir.

 

7)Şarmaşık: Tilkişen, Yabani kuşkonmaz adları ile bilinen Acı ot, ağızda acı bir tat bırakması sebebiyle bu adla anılmaktadır. Tadı biraz acı da olsa lezzetli ve şifalı bir ottur.İlk yediğinizde damakta acı bir tat bırakan acı otu yılda bir kerede olsa mutlaka tüketin. Sarmaşık otuna asla metal dokundurmayın. Elinizle kırın bıçak dokunmaması gerekir. Pişirirken metal kaşık değil mutlaka tahta kaşık kullanın. Eğer metal kullanırsanız acılık daha çok artar.Karaciğer için yararlı olup A, C, B1 ve B2 vitaminlerini barındırır. Böbrekleri çalıştırıcı özelliği vardır.

 

 

8)Semiz Otu: Semizotunun içerdiği omega 3 doymamış yağlar, balıklarınkiyle kıyaslanabilecek düzeydedir: Hem kalbi koruyor, hem kansere karşı koruyor. Öyle ki, balık yemeyenler ya da balık yağı tüketemeyenler, her gün semizotu yiyerek bu eksikliği kapatabilirler. Geleneksel olarak gut hastalığına, baş ağrısı ve bedendeki diğer ağrılara iyi geldiğine inanılmaktadır.

 

9)Şevketi Bostan: Bostanotu, şevketotu, mübarekdikeni, akkız adıyla da bilinen, papatyagillerden dikenli bir ottur. Kemikli kuzu etiyle de yapılır, kaynatılıp salatası da hazırlanır. Afiyetle yenmelik otlar arasında ilk sıralarda yer alır. Gövdesi beyaz etli, kanatlı ve dikensi bir yapıya sahiptir. Vitamin ve mineraller açısından zengin bir bitkidir. Hazmı kolaylaştırır, bağırsakları çalıştırır, idrar söktürücüdür. Manisa Askeri Hastanede doktor olan Dr. Cemil Şenel tarafından Şevketi Bostan bitkisinden Lityazin isimli bir madde ekstre edilerek Türkiye’nin ilk ruhsatlı bitkisel ilaçlarından biri olan “Lityazol Cemil” isimli ilaç üretilmiş ve böbrek taşlarının eğitilmesinde 50 yıla yakın kullanılmıştır.

 

10)Radika: Besleyici değeri yüksek bir ot olan radika vücuda güç ve zindelik verir. Göğsü yumuşatır ve öksürüğü keser. İdrar söktürücü özelliği bulunur. Böbrek ve safra taşlarını düşürmeye yardımcı olur. Yapraklarını 5 dakika kadar kaynamış suyun içerisinde bekletip hafif zeytinyağı ve limon ile soğuk salatasını tüketebilirsiniz. Karahindiba (Radika): Besleyici değeri yüksek bir ot olan radika vücuda güç ve zindelik verir. Göğsü yumuşatır ve öksürüğü keser. İdrar söktürücü özelliği bulunur. Böbrek ve safra taşlarını düşürmeye yardımcı olur. 

 

Sonuç: Özellikle Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde kalp damar, hipertansiyon gibi belirli hastalıkların düşük seviyede olması dikkatleri bu bölgedeki beslenme şekline çekiyor. Tahıl, kuru baklagil, taze sebze-meyve, balık ve zeytinyağını içeren beslenme şekli günümüzde sağlıklı yaşamın ilk kurallarını oluşturmaya başladı. Özellikle Ege Bölgesinde ot ve balık ağırlıklı beslenme düzeni tipik Akdeniz beslenme stili diyebiliriz. Arapsaçı, şevketi bostan, radika, ısırgan otu, turp otu, cibez, kuzukulağı en çok tüketilen Ege otları arasında yer alıyor. Sağlıklı yaşamın kapıları beslenme tarzındaki değişiklikle aralanıyor.


Yukar