Şahsiyet Enstitüsü Gerekli!

  • blog-image 1

Şimdi çağımız insanının en büyük ızdırabı model şahsiyet kıtlığı ve pek çok bireyin şahsiyet sahibi olamamasıdır. İslam ümmetinin dünya misafirlerine karşı en önemli görevinin model şahsiyetler yetiştirmek ve insanlığa şahit olacak bir ümmeti numune olarak içlerinden çıkarmaktır.

Günümüzde her gün karşılaşğımız pek çok olayda, bir meslek sahibi olmuş ama şahsiyet sahibi olamamış, halkımızın deyimiyle adam olamamışların rolü olduğunu maalesef görüyoruz. Önerimiz şudur; her üniversite bünyesinde bir Şahsiyet Enstitüsü kurulmasıdır. Her fakülte ve yüksekokula kayıt yaptıran kişi buraya da kayıt yaptırmaya mecbur olacak, buradan geçerli notla mezun olamayanlar hiçbir meslek sahibi olamayacaklar.

Rabbimizin Rahmet Elçilerinin tamamı davetlerinde, tebliğ-tefsir ve temsil edecek model şahsiyetler yetiştirmeyi kendileri için birinci öncelik olarak belirlemişlerdir.

Hz. Adem"in evlatlarına vermeye çalışğı terbiye bunun başlangıcı olmuştur. Hz. İbrahim "Rabbim! Bana doğru bir muhakeme yeteneği bahşet ve beni iyilerin arasına kat "(Şuara-83) diye başlayan ve müteakip ayetlerde devam eden bir dizi duasının başında Rabbimizden kendisini salih yani model insanların arasına katmasını istemiştir.

Efendimiz ise Mekke"de kendisine öncelik olarak Darül Erkam merkezli numune insanlar yetiştirmeyi belirlemiştir. Nebevi hareketin başarı sebeplerinin birinci sırasında yetiştirmiş olduğu model şahsiyetler vardır. Efendimiz sıradan bireyleri Mekke de kurduğu ve şahsiyet enstitüsü olan Darül Erkam"la numune insanlar olarak eğitmiştir. Bu enstitünün mezunlarından fire veren olmadı. Çekirdek kadronun hemen hepsi burada yetişti. Yaklaşık 11 yıl aralıksız faaliyet gösteren Darül Erkam, yalnızca öğrenim değil daha çok eğitim ağırlıklıydı.

Bu enstitünün müfredatı bu dönemde nazil olan surelerdir. Bu surelerin muhtevası genelde tevhid ve ahlakla ilgilidir. İlahi müfredat ve nebevi terbiye ile yetişen bu nesli okumaya ve anlamaya tabii tuttuğumuz zaman bugün ihtiyaç duyduğumuz model şahsiyetlerin nasıl olması gerektiğinin de cevabına ulaşıyoruz.

                                 Dr. Muzaffer Yurttaş


Yukar