Hicri Yılbaşı Mesajı

  • blog-image 1

Hicri Yılbaşı Mesajı

Muharrem hicri yılın ilk ayıdır. İslam tarihinde bir dönüm noktası olarak, sevgili peygamberimizin(S.A.V) hicreti esas alınarak Hicri Yılbaşı kabul edilen ve rahmet peygamberinin “Allah’ın ayı” olarak nitelendirdiği Muharrem ayını idrak etmiş bulunuyoruz. Bu ayın İslam dünyasına ve bütün insanlığa hayırlar ve bereketler getirmesini niyaz ediyorum.

Müslümanlar için bir dönüm noktası olan hicret, tarihte yeni bir sayfa açmıştır. Hazreti Ömer'in halifeliği döneminde Hicret'in gerçekleştiği gün, Hazreti Ali'nin teklifiyle hicri takvimin başlangıcı sayılmıştır. O günden itibaren de İslam aleminde 1 Muharrem Hicri Takvim'in başlangıcı olarak kabul görmüştür.

“Hicret paylaşmanın ve dayanışmanın sembolüdür. Hicret  maddi zorluk ve zorlamalar karşısında bir kaçış değil, İslam'ı öğretmek, öğrenmek, yaşamak ve yaşatmak için yeni imkan ve zemin arayışıdır. Müslümanlar için bir milat olan Hicret, Allah'a ve O'nun Kutlu Elçisi Rahmet Peygamberine gönülden bağlılığın bir ifadesi, hakka, hakikate, ilme, irfana ve medeniyete yapılan yolculuktur. Hicret, Allah rızası için, anadan, babadan, evlattan, yardan, diyardan, maldan, mülkten hatta candan vazgeçmenin ibretli ve meşakkatli bir öyküsü, yüce dinimizin rahmet yüklü mesajlarını bütün insanlığa ulaştırmak için çıkılan kutlu yolculuğun adıdır. Hicret, yardımlaşma, dayanışma, paylaşma, dostluk ve kardeşliğin ifadesidir. Kardeşine kucak açarak onunla evini, iş yerini, yiyeceğini ve varlığını paylaşmanın, kardeşini himaye etme ve sahiplenmenin adıdır.

Aslında Hicret, bir anlamda medeniyete hicrettir. Zira Peygamber efendimizin hicretiyle Yesrib, Medine'ye dönüştü. Hz. Peygamber, Medine de medeniyet üretti. Katı kalpli insanlardan, can taşıyan her varlığa, hatta eşyaya dahi şefkat ve merhametle muamele edecek bir toplum oluşturdu. Hem maddi hem manevi açıdan arındırdı onları. Çıkarcılığı, çapulculuğu ve fırsatçılığı revaçta olan bir topluma, kendisi için istediğini, kardeşi için de istemeyi, diğergamlığı ve kardeşliği öğretti.

Komşusu aç iken tok gezilemeyeceğini gösterdi. Dürüstlüğü, güvenilirliği, aldatmamayı, helal kazancı, alın terini, hak ve hukuku, hakkaniyeti, eşitlik ve adaleti öğretti. İyiliği, güzelliği, hayrı, ahlakı, samimiyeti, olgunluğu, takvayı gösterdi. İnsanlara hizmette, emanet ve mesuliyet bilincini, liyakati getirdi. İffetli ve ahlaklı bir toplum kurdu. İlim ve hikmete, hak ve hakikate, bilgi ve öğrenmeye aşık örnek bir nesil yetiştirdi. Fakirler, sahipsiz olmadıklarını, güçsüzler kimsesiz kalmadıklarını hep ondan, onun uygulamalarından öğrendi.

Kısacası onlara temiz bir toplumun nasıl oluşması gerektiğini göstererek insan onurunu, insanca yaşamı, Müslümanlığı ve medeniyeti gösterdi. Hicret, nurlu şehir Medine’nin şahsında, insanlığın gönlüne, sevgiye ve rahmete açılan bir yoldur. Hicret, Allah yolunda fedakârlığın, yardımlaşmanın kardeşliğin zirvesidir.

 

Hicret  göç edecek yer ve yurt aramak değil, her durumda daha iyinin, daha güzelin peşinde koşmak ve İslam'ı daha bir samimiyet içinde yaşamaya çalışmaktır. Hicret işte bu yolculuğun adıdır. Hazreti İbrahim'in dediği gibi, hepimiz Rabbimize hicret etmekteyiz. Geçici olan bu dünyadan, ebedi olan gerçek aleme doğru göç etmekteyiz. Buradaki Hicret, Sevgili Peygamberimizin bir hadislerinde buyurduğu gibi, Allah'ın yasaklarını terk etmektir.

 


Yukar