Genetiği Değiştirilmiş Zehirler!

  • blog-image 1

Her geçen gün hastalıklar ve hasta sayısı artmaktadır. Hastalık yapıcı nedenlere baktığımızda; Çevre kirliliği, toksik maddeler, kimyasal maddeler, kirli su kaynakları, toprak kirliliği, GDO’lu gıdalar, tarım ürünlerinin üzerindeki ilaç kalıntıları, düzensiz beslenme, radyasyon vb. pek çok neden sayılabilir

Günümüzde başta sağlık olmak üzere tarıma, çevreye, gelecek kuşaklara etkileri tartışma konusu olan genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) DSÖ tarafından “genetik kodları, doğal olmayan yollarla değiştirilen organizmalar” olarak tanımlanmaktadır. GDO biyo-teknolojik yöntemlerle canlıların gen dizileriyle oynayarak, var olan özelliklerinin değiştirilmesi veya yeni özellikler kazandırılması ile oluşur.

Genetiği ile oynanan başlıca ürünler, soya fasulyesi, mısır, pamuk, şeker pancarı, kabak, domates, kanola ve biber. Çoğu zaman doğrudan tükettiğimiz gibi GDO’lu ürünlerden elde edilmiş bazı maddelerin eklendiği hazır birçok gıdayı fark etmeden tüketiyoruz. Bu ürünlerin oluşturulmasındaki asıl amaç ise; artan nüfusa karşı ekim alanlarının azalması, açlık riskine karşı hızlı ve fazla ürün elde edilmesi, ürünlerin besin değerlerinin fazla olma isteği ve çevresel koşullara dayanıklı olmalarının sağlanması olarak belirtilmekte.

Peki, sağlık olarak incelediğimizde bizler nelerle karşılaşıyoruz? Şimdiye kadar saptanan bazı rahatsızlıklar; alerjik tepkimeler, toksik etkiler, antibiyotik direnci artması vb.  Arpad Pusztai fareler üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda GDO’lu patateslerle beslenen farelerin daha küçük ciğerleri, kalpleri, testisleri ve beyinleri olduğunu ve karaciğerinde iltihaplanma olurken, mide ve bağırsaklarında ciddi sorunlar yaşandığını gördü. Ki tüm bunlar kanser riskini de artırıyor. İnsan vücudu içinse tanımadığı çeşitli moleküllerle elde edilmiş ürünlerin kullanılmasının zaman içerisinde ne gibi getirileri olacağı halen bilinmemektedir.

 

Çevreye ve tarıma vereceği etkilerden dolayı bazı ülkeler ya bu ürünlerin üretimine ya da ülkeye girişine yasak koymakta. Avrupa’da GDO’lu gıdalarla ilgili baskı vardır. Yapılan deneylerin çoğu, bu ürünlerin güvenli olduklarını göstermelerine rağmen, yakın geçmişte yaşanan “deli dana” hastalığı gibi, üretim yöntemlerinde yapılan değişikliklerin neden olduğu vakalar, halkta geniş ölçüde endişeye neden olmaktadır. Ülkemizde artık her ne kadar yasalarla GDO ithali ve üretimi serbest olmasa da bunların yan ürünlerinin olduğu birçok yiyecek marketlerde bulunmaktadır. Bunlar arasında en yaygın olanları; tatlandırıcılar, mısır ve ürünleri, soya ve ürünleri, kahvaltılık tahıllar ve diğer bazı ürünlerdir.

 

Gıdaları mevsiminde tüketmek her zaman için önerim. Mevsimi dışında yetiştirilen sebze ve meyveler için doğal olmayan zorlama yöntemler kullanılmaktadır. Gıdalarınızı yerel olanlardan seçin. Ülkemizde üretilen ve kaynağını bildiğimiz ürünler tüketerek yerel çeşitlerin korunmasına da katkıda bulunmuş oluruz.

Sonuç olarak; Genetiği Değiştirilmiş Ürünler dediğimiz zaman yenilebilir gibi bir anlam çıkıyor. O nedenle yazımın başğını “Genetiği Değiştirilmiş Zehirler” diye koydum. Bir sağlıkçı olarak benim önerim ve inancım şudur; GDO’lar ve GDO’lu ürünler ile ilgili sağlık üzerine yapılmış olan bilimsel araştırma, çalışma sayısı sınırlı ve tartışmalı olduğu için sağğınızı riske atmayın. Şüpheli şeylerden uzak durun.  Sağlıcakla kalın!


Yukar