Muzaffer Yurttaş I Operatör Doktor


40 Yaşından Sonra Aman Dikkat!

40 Yaşından Sonra Aman Dikkat!

01 Ocak 1970

Cahit Sıtkı Tarancı şiirinde “Yaş otuzbeş yolun yarısı eder” dese de, 40 yaşının hem erkek hem kadınlar için önemli bir dönüm noktası olduğu, bu virajı dönerken bazı kararlar almamız ve hayatımızda bazı değişiklikler yapmamız gerektiği konusunda bütün bilim dünyası hemfikir.

 

Pek çok kültürde 40 sayısına büyük önem atfedilmiştir. Kırklar Meclisi, kırk satır, kırk yiğit, kırk haramiler, kırk akçe, kırk mevlidi, kırkı çıkmak, kırk dereden su getirmek, kırk tarakta bezi olmak, kılı kırk yarmak, kırk yıllık dost, kırk defa söylemek gibi pek çok adet ve töre bizim de kültürümüzde yer almaktadır. Demek ki kırk yaşı önemlidir ve bu yaştan sonra önemli kararlar alarak hayat tarzı haline getirilmelidir.

 

40 ile 60 yaş arasında, bedenimizde yıkım süreçleri hızlanır. Vücut kendini tamirde zorlanır, ilave bazı takviyelere ihtiyaç duyar. Bu takviyeler neler olmalıdır? Hangi takviyeler ne kadar kullanmalıdır?

 

Yaşlanma yolculuğu; biraz yorgunluk, biraz uykusuzluk, biraz ağrı çekmektir. Ama her yolculuk gibi onu da bir ‘keyif yolculuğu’ haline getirmek mümkündür. Sağlıklı yaşlanmak imkanımız vardır. Bunun yolu öncelikle bedeni ve ruhu takviye etmekten, hayatımızı düzene koymaktan, biraz sakinleşip yavaşlamaktan geçiyor.

 

Belirli yaşı geçen herkes gibi bedeni takviye etmenin işe yaradığına ben de inanıyorum ve hastalarıma, danışanlarıma tavsiye ediyorum. Takviyelerden ben de faydalanıyorum ama sağğımı sadece bu destek ürünlerine emanet etmek gibi bir yanlışın içine de girmiyorum. Koruyucu sağlık önlemlerini elimden geldiğince uygulamaya çalışıyorum. Yürüyorum, spor yapıyorum, yediklerime dikkat etmeye çalışıyorum, sağlık testlerimi yaptırıyorum. Yılda en az 2 kez, ilkbahar ve sonbaharda toksinlerden arınma diyeti beslenme kurallarını uygulayıp iki kez sağlık için hacamat yaptırıyorum. İşte sizlere bu tavsiyelerden bazı örnekler sunmak istiyorum:

 

1)Tetkiklerinizi Yaptırın: Öncelikle en az yılda bir kez tansiyon, şeker, D vitamini düzeyi gibi kan tetkiklerinizi yaptırın ve genel bir doktor muayenesinden geçin. Meme, prostat, akciğer incelemelerinizi ihmal etmeyin. Kemik erimesi ve kalp hastalıkları açısından kontrollerinizi yaptırın.

 

2)Zararlı Alışkanlıklardan Kurtulun: En önemlisi bugüne kadar sigara vb zararlı alışkanlıklarınız varsa derhal terk edin. Spor ve yürüyüşe zaman ayırın. Uykunuza ve sağlıklı beslenmenize özen gösteriniz. Fazla kilolarınızdan kurtulun. Tuzu azaltın, ekmek ve hamur işlerini sıfıra yakın indirin, şeker tüketiminizi sıfırlayın. Sabahları bir bardak ılık limonlu su içmeyi alışkanlık haline getirin. Günlük 12-15 bardak sağlıklı su için.

 

3)Destek Vitamin ve Diğer Ürünleri Alın: Öncelikle vücudunuzdaki sevileri belirleyin ve eksikse D vitamini, Omega -3, Koenzim Q 10, B12 vitamini, Magnezyum gibi destekleri almanız sizin yararınıza olacaktır. En değerli vitamin sıralamasını yapmak doğru değil ama eğer bir gün böyle bir sıralama yapılacak olursa D vitaminini ilk sıraya yerleştirmek yanlış olmaz.

 

4)Şifalı Bitkilerden Yararlanın: Düzenli olarak zerdeçal, zencefil, çörek otu, keten tohumu, zeytinyağı-incir gibi doğal ürünlerin her gün vücudunuza alınması İçin özel gayret gösteriniz. Badem, ceviz, Hindistan cevizi yağı her gün menüde yer almalıdır. Kabak çekirdeği tüketiniz. Her şifalı bitkinin faydası vardır, ama en faydalı olanları sıralamak gerekirse zerdeçal ve çörek otu başı çekmektedir.

 

5)Probiyotikleri Tüketin: Doğal probiyotik kaynakları olan ev yapımı yoğurt, peynir, turşu, kefir gibi Ürünleri tüketin. Barsak floranızın düzelmesi ve düzenli defekasyonun önemini unutmayın. Gerekirse prebiyotik kapsüller alın. Barsaklarımızın ikinci beynimiz,immün sistemin önemli bir birimi olduğunu akıldan çıkarmayın. Bol sebze ve lifli gıdalar, yeşillikler alınmalıdır.

 

6)Sağlıklı Kilo Kontrolü: Hem erkekler ve özellikle kadınlar menapozun etkisi ile bu yaşlardan itibaren özellikle bel çevresinde yağlanma problemi ile karşı karşıya kalırlar. O nedenle daha az yemeli, günde iki öğün tüketmeli, daha çok yürümeli, ekmek ve şekerden, hamur işlerinden uzak durulmalıdır.

 

7)Beyin Sağğına Önem Verin: Balık, ceviz, Hindistan cevizi, yeşil sebzeleri bol tüketin. Bulmaca çözün, kitap okuyun, arkadaşlarınızla sohbet edin, sosyal olun, seyahat edin. Bunlar hem depresyondan hem de Alzheimer hastalığından sizi koruyacaktır. Stresinizi azaltın, çünkü sürekli stres ve kortizol salınımı vücutta kronik iltihaba ve pek çok hastalığa zemin hazırlamaktadır.

 

Tıptaki büyük buluşlara ve gelişmelere rağmen şeker hastalığı, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, felç, ülser, astım, depresyon, otizm, romatizma, müzmin yorgunluk, kanser ve kemik erimesi gibi kronik hastalıklar son yıllarda müthiş artış gösteriyor. Bu artışı çok çeşitli nedenleri var, ama en önemlisi geleneksel beslenme tarzımızı büyük ölçüde terk etmemiz. Öncelikle aslımıza ve doğaya, doğal olana dönmemiz gerekiyor.

 

Kırk yaşından itibaren yediklerimizi azaltmalı, hareketimizi çoğaltmalı, muhabbetimizi katlamalıyız. Barış Manço’nun “Bir yastıkta tam kırk yıl” şarkısında olduğu gibi sağlıklı yaşamanın en önemli kurallarından biri de huzurlu bir yuvaya, sizi hayata bağlayan bir aileye sahip olmaktır. Sağlıklı ve gönlünüzce bir yaşam dileği ile!


Yukarı